Abu Dhabi’de nasıl iş buldum?

Aslında herşey bizim çiçeği burnunda ‘yeni gelin’in başının altından çıktı. “Siz canavar gibi öğretmenlersiniz, neden Dubai’de falan çalışmıyorsunuz ki?!” diye başladığı monoloğunu, Fujeirah’da -Birleşik Arap Emirlikleri’nin doğusundaki bir kent- çalışan arkadaşının iş ve yaşam koşullarını ballandıra ballandıra anlatarak sürdürdü. Sekiz yıl önce Fujeirah’da çalışmaya başlayan arkadaşı, yüklü miktarda kredi kartı borcunu kapatmakla kalmamış, ciddi miktarda para biriktirmiş, istediği yere tatile gitmiş, çocuğunu İngiliz okuluna gönderiyormuş, altında son model bir cip varmış, vesaire… Ayrıca, oradaki maaşı 5000 (beşbin) $ (bildiğimiz Amerikan doları) kadarmış, ev kirası, elektrik, su faturası, çocuğunun okul masrafı gibi kalemlerin hepsini de çalıştığı kurum ödüyormuş. Biz bu tecrübeyle en az 4000 $ alırmışız orada.

Eşimle gözlerimiz çizgi film karakterlerindeki gibi $ $ gitti geldi tabii. Hemen hayal kurmaya başladık; dört yaşındaki kızımızın eğitimini mutlaka İngiliz sisteminde sürdürmek istiyorduk, oradaki İngiliz okullarından birinde iş bulur, her sabah ailecek okula gider gelirdik. Eşim ailesini çok özleyecekti, onlar da kızımızı çok özleyecekti elbette, o yüzden hemen her tatilde Kıbrıs’a gelip gidecektik. Madem hiçbir masrafımız yoktu, birimizin maaşıyla geçinsek, diğer maaşı rahat rahat biriktirirdik. Borçlarımızı da kapatırdık. İstediğimiz kursları da alırdık. Süperdi valla. Biraz para birktirip birkaç yıl sonra Kıbrıs’a döner, bir ev alır ya da kendi evimizi yapardık. Gerçi işin bu kısmında hayallerimiz pek örtüşmüyordu, ben belki biraz daha uzun kalırız diyordum, ama çok da önemli bir ayrıntı değildi bu.

Kasım 2010’daki Kurban Bayramı tatilinde yapılan bu konuşmalardan sonra, Dubai’de iş aramaya başladım. İnternette herşey vardı; iş ilanlarıyla dolu web siteleri, nasıl özgeçmiş yazılacağıyla ilgili web siteleri… Bunların içinde bence en iyisi TES‘ti.

Ayrıca bir ‘başvuru mektubu (letter of application)’ yazmam gerekiyordu, onun da nasıl yazılacağını öğrendim internetten. Özgeçmişimi (CV) ve başvuru mektubumu (letter of application) hazırladıktan sonra Ocak 2011’de iş ilanlarında verilen e-mail adreslerine göndermeye başladım.

Ben e-mail attıkça okullardan başvurumdan dolayı ne kadar mutlu olduklarına ve benimle en kısa zamanda iletişime geçeceklerine dair otomatik e-mailler gelmeye başladı. Aslında bu konuda haklarını yememek lazım; sadece seçtikleri başvuruları yantılayacaklarını söyledikleri halde, bana nazikçe ret e-mailleri gönderme zahmetine katlandılar.🙂 Ciddiyim, gerçekten de güzel bir davranış; sonuçta ciddiye alındığını görmek güzel birşey.

Şubat 2011’de IAT’den (Institute of Applied Technology) telefon geldi. O anı hiç unutmuyorum, TC Lefkoşa Büyükelçiliği’nde sıramı bekliyordum. Telefon çalınca biraz rahatsız olmuştum açıkçası; elçiliğin içinde telefonla konuşmak yasaktı. Numarayı görünce çok heyecanlandığımı hatırlıyorum, numara Birleşik Arap Emirlikleri’nin uluslararası kodu olan 971 ile başlıyordu. Telefondaki bayan bana iki gün sonra Skype üzerinden mülakat yapmak için uygun olup olmadığımı soruyordu. Olumlu cevap verip kapattım. Başvurularımızın üzerinden bir hafta on gün geçmeden telefonlar gelmeye başlamıştı işte.

institute of applied technology

Mülakata kadar deli gibi matematik çalışmaya başladım. Bir yandan da IAT’nin web sitesini inceliyor, okulu tanımaya çalışıyordum. Beş kentte kampüsleri vardı; Dubai, Abu Dhabi, Al Ain, Sharjah ve Ras Al Kaimah. Hatırlamadığım konuların üzerinden geçtim, bol bol soru çözdüm, biraz da yeni eğitim öğretim trendleriyle ilgili ne var ne yok diye internette gezindim.

Anlaştığımız gün ve saatte Skype üzerinden mülakata başladık. Bir sorundan dolayı, onlar beni görmesine karşın, ben onları göremiyordum. Karşımda okul müdürü ve matematik bölüm başkanı vardı. Okul müdürü daha çok özgeçmişimde yer alan bilgilerle ilgili sorular sordu. Matematik bölüm başkanıysa 7-8 tane matematik sorusu sordu. Bunlardan ikisini yanlış yanıtladım; birisi kesirli bir cebirsel eşitsizliğin çözüm kümesiyle ilgili olandı; o soruyu eksik yanıtladım. Diğeri de çok basit bir soruydu; “exponential ve logaritma fonksiyonları arasındaki ilişki nedir?” Soruyu çözerken örnek aldığım fonkisyonu en basitinden seçseydim kesin yanıtlayabileceğim bir soruydu; biri diğerinin ters fonkisyonudur. Ama heyecandan takıldım işte. Bölüm başkanı cevabı verdiğinde “tabii ki öyledir, off!” diye söylendim kendi kendime. Gerçekten basit bir soruydu.

Yine de genel olarak mülakat olumlu geçmişti. İki hafta sonra da başvurumun olumlu sonuçlandığını, benimle Abu Dhabi’deki okulda çalışmak istediklerini belirten bir e-mail aldım.

GELECEK YAZI: Bana yaptıkları teklifin detayları, işe alınmam için yapılması gereken bürokratik işler, Abu Dhabi’ye detaylı bir bakış…

About charb74

Teaching math for 14 years, mostly in British National Curriculum. Currently in the Applied Technology High School, Abu Dhabi.
Bu yazı abu dhabi içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.