Abu Dhabi’den İnsan Manzaraları

Bu akşam Marina Mall’daydım. Sinema biletimi aldıktan sonra, filme kadar olan bir saatlik süre boyunca ortalıkta dolaşıp biraz “gözlem” yaptım. Zeki-Metin ikilisinin ‘Yasaklar’daki Kamp Skeci gibi değil yahu. Hani kamp müdürü Zeki Alasya, kamp sakinlerinin kurallara uyup uymadığını kontrol etmek için “sabaha karşı saat üçte kıyafet değiştirip binaların arasında dolaşıyorum” deyince, Metin Akpınar sözünü kesip “iş çıkıyor mu bari?” deyip muzip muzip gülümsüyor, Zeki Alasya “ne işi lan?!” deyince Metin Akpınar “ront! ront!” diyor ya! Benimki öyle değil!… Birkaç resim çektim hepsi bu. Asıl çekemediğim resimlere yanıyorum!

Neyse, konuyu dağıtmayalım. Abu Dhabi’de yaşayan insanları anlatırken biraz görsel destek kullandım diyelim. Resimlerde yakın plandaki insanların yüzlerini boyadım ki tanınmasınlar. Onun dışında herşey gerçek. Şimdi böyle deyince de çok fantezi şeyler beklemeyin, sonuçta burası bir Arap ülkesi!

İlk olarak aşağıdaki resme bakalım.

marina mall'da balkondan bir görüntü

Bu resimde benim dikkatimi çekenler şunlar:

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı -kısaca “emirati”- erkekleri genellikle ‘kandura’ denilen beyaz elbiseyi giyiyor. Bazen krem rengi, sütlü kahve, hatta parliament mavisi kanduralar giydiklerini de gördüm, ama genellikle beyaz giyiyorlar.

Büyüklerin başlarındaki örtüyü sabitleyen siyah bir kordon var. Ergenler kordon olmadan takıyorlar örtüyü. Anladığım kadarıyla evlendiklerinde takıyorlar siyah kordonu. Başlarındaki örtü de genellikle ya beyaz, ya da bizim poşular gibi, beyaz üzerine kırmızı kareli.

Ayaklarında ise ayakkabı görmek mümkün değil; terlik giyiyorlar. Terliklerin de rengi genelde beyaz, ya da açık renk. Ama başta siyah olmak üzere farklı renkleri de tercih ediyorlar. Altı da düz değil terliklerin, kayık gibi bombeli. Herhalde daha rahat yürüyorlar.

Kanduranın içinden ne giydiklerini henüz çözemedim. Tişört benzeri bir atlet giyiyorlar, orası kesin. İç etek de giymiyorlar, çünkü ışıkta bacakları görünüyor! Boxer / iç çamaşırı konusunda hiçbir fikrim yok. Ama herhalde giyiyorlardır!

Kadınlar ‘abaya’ denilen, bizim kısaca çarşaf deyip geçtiğimiz elbiseyi giyiyor. Bunun da türlü çeşitli alternatifleri var. Elbisenin kenarları işlemeli, ya da Swarowski taşlı olanları da gördüm, düz siyah olanları da. Yüzlerini ya tamamen kapatıyorlar, ya sadece gözlerini açık bırakıyorlar, ya da tamamen açık bırakıyorlar. Kimisi perçemlerini de açık bırakıyor. Velhasılı kelam, çeşit çok. Yüzlerini kapatan kadınların bazılarının siyah eldiven giydiklerini de görmek mümkün. Yüzlerini kapatmıyorlarsa, açıkta kalan bölgedeki makyajı görmeniz lazım. Evlerinde çalıştırdıkları -hizmetçi, şoför, aşçı gibi- sürüyle insanın yanında bir de makyözleri olduğuna yemin edebilirim.

Abaya’ların önü genelde kapalı oluyor, yani ayakları dışında birşey göremiyorsunuz. Ama bugün gördüğüm bir kadın, abaya’sının önünü azıcık açmıştı, sanki bir pardesü gibi giyiyordu, ve altında kot pantolonu vardı. Başka bir tanesi de siyah tayt giymişti. Yandaki resimde de puma desenli pantolon giymiş bir kadın görüyorsunuz.  Ancak bunlar istisna, genelde sadece ayaklar, ve giydikleri birbirinden afili ayakkabıları görünüyor. Genelde aşırı yüksek topuklu, ve diğer kadınların markasını / fiyatını bildikleri / tahmin edebildikleri ayakkabılar giyiyorlar. Çantaların da aynı olduğunu söylememe gerek yok. Dubai’ye gittiğim bir gün bir çantacıda durup birkaç çantanın ve etiketlerinin resimlerini çekeceğim. Ne kadar pahalı olabilir ki? diye düşünüyorsanız, o vitrindeki çantalardan birinin fiyatının, üç yıl önce aldığımız ve halen borcunu ödemekte olduğumuz sıfır Citroen C4 arabamız kadar olduğunu söylemekle yetineyim.

Hangi Arap ülkesinden olduklarını anlamasam da, Emirati olmayan kadınları ayırt etmek kolay. Eğer bir şekilde başları örtülüyse, ama abaya giymiyorlarsa, emirati değildirler. Her türlü rengi tercih edebiliyorlar. Yine de genellikle hemen hemen açıkta pek birşey bırakmadıklarını söyleyebilirim. Gerçi bazıları var ki, “erkekler kadının saçından BİLE tahrik olurlar” önermesini “erkekler kadınların saçından tahrik olurlar” şeklinde algılıyorlar herhalde. Bu kadınların saçlarının bir telini bile görmek mümkün olmamakla birlikte, vücut hatları hakkında fikir yürütmek pek de zor olmuyor. Tenleri görünmese de seçtikleri dar kıyafetler, en iyimser olasılıkla yukarıda bahsettiğim gibi bir yanlış anlamanın eseri gibi görünüyor.

Emirati olmayan Arap erkeklerinin kandura giydiklerini görmedim. Tişört ya da gömlek, kot ya da kumaş pantolon, veya şort giyiyorlar. Genellikle pis sakallı oluyorlar, sakalını çok uzatmış Arap erkeği çok fazla yok.

Arap / Müslüman olmayan kadınlar Türkiye’de / Batı ülkelerindeki gibi giyiniyorlar. Asyalılar dar kot pantolonlar, diz üstü etekler ya da kısa şortlarla gezmekten rahatsız olmuyorlar. Abu Dhabi’deki eser miktardaki İngiliz de -genelde hemen hepsi Dubai’de yaşıyor anladığım kadarıyla- giyimleri konusunda çok dikkatli değiller. Tavsiye edildiğinin aksine, omuzları açıkta bırakan askılı kıyafetler giydikleri görülebiliyor. Dubai’ye gittiğimizde gördüğümüz bir kadının giydiği şortu İzmir’de bile giymek cesaret ister. Elbette bu bir istisna, ancak sonuçta herhangi bir rahatsızlık duymadan dolaşabiliyor, hem de bir Arap ülkesinde!

Emirati Count!

Son sayımlara göre, BAE’nin nüfusu yedi milyonu aşıyor. Ancak Emirati’lerin nüfusu bir milyonu bile aşamıyor, 950 000 civarında. Bu durumda sokakta gördüğünüz insanların yedide birinin Emirati olduğu gibi istatistiksel bir sonuca varabiliriz. Bakalım bu sonuç doğru mu? İşte size eğlenceli bir oyun. Aşağıdaki resimde kaç Emirati bulabileceksiniz bakalım?

Buldunuz mu? Bulamadıysanız üzülmeyin, çok değiller çünkü.

Bu resme sığan 50-60 kadar insan içinde sadece 7! Diğer insanlar mı? Onlar için çalışmaya gelen Asyalılar ve Araplar, eser miktarda da Batılı.

Bir erkeğe dört kadın mı?

Diğer Arapları bilmiyorum ama, Emirati erkeklerinin akıllanmaya başladığını söylemek yanlış olmaz. Dört kadın mı? Haşa! Biriyle baş edemiyorum yahu! Onlar da sonunda gerçeği görmüşler. Yeni nesil erkekler birden fazla kadınla evlenmeyi düşünmüyorlarmış. Kadınlar da dişlerinin arasından konuşup, yüzlerini öfkeyle buruşturarak “gözlerini oyarım valla!” diyorlarmış. Erkek önde, kadın arkada yürüme devri de yavaş yavaş kapanıyor görünüşe bakılırsa. Demek ki neymiş, halkı kendi haline bırakmak lazımmış. Nasıl ki su yolunu buluyorsa, insanlar da yaşamlarını bir şekilde biçimlendiriyorlar, kuralları da buna göre eğip bükebiliyorlar. Bu çerçeveden bakınca bizdeki türban tartışması hakkaten de anlamsızlaşıyor. Bırakalım, ne olacaksa olsun. Bu kapitalist dünyada, hele Türkiye gibi bir ülkede kadınlar da kendi yollarını gayet güzel çizerler bence.

Aşağıdaki resimler de, Abu Dhabi’deki kadınlara gösterilen hoşgörünün boyutlarını sergiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kimisi Allah’ın emri deyip örtünüyor, kimisinin de sütyen askısı bile görünüyor, kimse de dönüp bakmıyor.

Velhasıl-ı kelam, insan manzarası çok. Dedim ya, sadece ayakkabılar, çantalar ve makyaj tek başına yazı konusu olur. Biraz malzeme toplayalım hele, ona da sıra gelir…

About charb74

Teaching math for 14 years, mostly in British National Curriculum. Currently in the Applied Technology High School, Abu Dhabi.
Bu yazı abu dhabi içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

illa ki yorum yazacak, yaz bakalım, hadi. ben onaylıyorum nasılsa!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s